KADİM DOSTLARIMIZLA MARKAMIZI GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ…

Yaptığımız işin en keyifli yanlarından biri de çocuklarla olan dostluğumuz, onlarla olan diyaloğumuzdur. Daha dükkana girişlerinden itibaren heyecanları ve gözlerindeki ışık görülmeye değer. Bize öyle bir enerji katıyorlar ki, sanki gençleşiyoruz onlarla…

 

Çocuklar bizim kadim dostlarımız, inanıyoruz ki karşılıklı bu kalp dostluğumuz, yıllar sonra onlar büyüdüklerinde de devam edecektir.

 

İLK DEFA ÇİKOLATA TADAN BEBEKLERDEN HİÇ REDDEDEN OLMADI!

Bilindiği üzere günümüzde iki yaşına kadar ebeveynler çocuklarına şekerli gıda vermiyorlar ve ilk defa çikolata tattırmak isteyenler, sağ olsunlar, ilk tadımda çikolatalarımızı tercih ediyorlar. Hatta bu tadım olayı genellikle bir ritüele dönüyor, fotoğraf ve video gibi araçlarla o an belgeleniyor. Tadım anları, ebeveynlerin heyecanları, o anların belgelenmesi de bizim de en keyif aldığımız anlardan biri oluyor. İlginç olan, önceden tanımadığı bir tat sunuluyor ve hemen kabul ediyor. Hatta hafifçe dudağına dokundurup çektiğimizde yalanıyor ve devamı gelmezse başlıyor ağlamaya, bugüne kadar çikolatayı reddeden bebekle karşılaşmadık :)

 

Onların büyüme süreçlerine tanık olmak çikolata kadar mutluluk veren bir duygu. Ve bu güzellikleri yaşattıkları için tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz, sizlerle bazı güzel anılarımızı da paylaşmak istiyoruz.

 

KEYİFLİ ANILARIMIZ…

Güllü çikolata müdavimlerinden sevgili Ö…’in, kuzenini dükkana getirdiği günü hep hatırlayacağız. Kuzenine öylesine içten ve kocaman bir adam edasıyla "Buradaki çikolataları dünyanın hiç bir yerinde bulamazsın" demesini ve gururla çikolata lezzetlerimizi teker, teker tanıtmasını,

Hem uzak bir semte taşınmaları, hem de  pandemi nedeniyle birkaç ay  gelemeyen sevgili L…’nın, "senelerdir beni çikolatacı teyzeye götürmüyorsunuz" diye ailesine sitem etmesini,

Dükkanda ikram edilen çikolatayı büyük keyifle yedikten sonra parmaklarını yalayan Sevgili D…’nin ellerini silmeye çalışan annesine "annecim lütfennn parmaklarımı silme" demesini,

Daha minicik bebekken tanıştığımız sevgili İ...’nin  dükkana geldiğinde "çikolatacı teyze" diye bıcır bıcır bir şeyler anlatmasını ve nar suyunu büyük bir keyifle içmesini,

Sevgili D…’nin yere düşen çikolatasını "dur yeme" demeye kalmadan atmaca hızıyla alıp ağzına atmasını,

En çok kimi seviyorsun muhabbetinde "annemi, babamı ve çikolatacı teyzemi" diyen  Sevgili S…'yi,

Her cumartesi baleden çıkınca babasıyla gelen, annesi içinde bir tane mutlaka  güllü çikolata alan Sevgili D...'yi

"Sen arabada otur ben çikolata alıp geleyim" diyen annesine "Ben de geleyim, epeydir çikolatacı teyzeyi görmedim" diyen,  Pazar günü kapalı olduğumuz için "belki açmışlardır" diye babasını birkaç defa döndüren Sevgili İ…’yi,

Duruşuyla, zarafetiyle müdavimlerimizden Sevgili A…’yı,

"Çikolata" diyerek anne-babasına yol değiştiren Sevgili B…..’yi,

Dükkana yıldırım hızıyla girerken tökezleyip düşen, aynı hızla kalkıp cam fanustan çikolata kapıp, annesinin şaşkın bakışları arasında, aynı hızla çıkan  Sevgili K…’yı,

Kreşten çıkınca annesiyle sık sık gelip büyük adam edasında çikolata seçen Sevgili E...'yi,

Limonlu portakal müdavimi Sevgili H..’yi,

Ve adını sayamadığımız  onlarca minik dostlarımızı sevgiyle kucaklıyoruz...

 

Çerez Kullanımı